34- Hatırla ki, Biz meleklere: ‘Adem’e secde edin!’ demiştik de İblis’ten başka hepsi secde etmişlerdi. İblis yüz çevirip kibirlendi ve kafirlerden oldu.
Meleklerin Hz. Âdem’e secdesi ihtiram için (Şeriatimizde bu secde neshedilmiştir. Allah’tan başkasına eğilmek bile haramdır) olmakla beraber, insanlara yardımcı olup bu konuda emr-i ilâhiye boyun eğmeleri manasındadır.
Bu secde tahiyyat secdesidir. Hz. Âdem’i kıble edinmekten maksat, ona ve evlatlarına yardım etmekten ibarettir.
Şeytanın yüz çevirip, kibirlenip secde etmemesi, şeytanın insanoğluna muhalefet edip düşman olacağının belirtisiydi. Melekler buyruk dinleyerek mevkilerini muhafaza ederken, şeytan kafirler zümresinden olmaya hak kazandı.
Bu serüven aynı zamanda bütün varlıklara, özellikle de insanlara bir uyarı mahiyetinde. Teslimiyet gösterenle asi olanın akıbetini gösteriyor. Meleklerin secde edişinde uysallık, tevâzu, inkıyad, itaat, kulluk, mahviyet varken, şeytanın yüz çevirmesinde hased, kibir, inad, ukalalık, küstahlık, fesad, hayasızlık, nankörlük, bencillik, uyumsuzluk vardı.
Kur’an-ı Kerim’de yer yer bu olay hatırlatılarak sadece şeytanın ve şeytan tınetlilerin secde etmediğinin altı çiziliyor.
Secde, huzura baş koymak, ‘Her emrine amadeyim, hiçbir itirazım ve itiraza hakkım yok’ demektir. Şeytanın imtihanı tevâzuydu, bunu kaybetti. Kibrine yenik düştü. Şimdi imtihan sırası Hz. Âdem’de.
Allah'dan başkasına ibâdet için secde edilmez. O'ndan başkasına secde, hürmet ve tazim için olur. Meleklerin Âdem (as)'e secdesi, Yakup (as) ve oğullarının Yusuf (as)'a secdesi bu kabildendir. Zemahşerî
Melekler, Âdem'in ilmini gördüler, takdir ettiler ama secde etmediler. Secdeyi Allah emrettikten sonra yaptılar. Dolayısıyla Âdem'e yapılan secde, aslında Allah'a yapılmıştır. Çünkü O'nun emriyle olmuştur. Âdem ise, Allah'ın emriyle ‘kıble’ olmuştur.
Âdem (as), eşyanın isimlerini meleklere haber verdiği ve bilmediklerini onlara öğrettiği için, Allah (cc) meleklere, Âdem'in faziletini bildirmek ve onun hakkını yerine getirmeleri maksadıyla ona secde etmelerini emretti. Melekler bir de, Âdem hakkında söylediklerine bir mazeret olsun diye bu secde ile emrolundular.
Bu sözler meleklerden Allah (cc)’a karşı bir çeşit itirazdı. Âdem (as) ve zürriyetini de gıybetti. Melekler kendilerinin daha faziletli olduğunu izhar etmiş oluyorlardı.
1- Yaptığınız itiraza kefâret olması
2- Âdem (as)’ı gıybetin istiğfarı
3- Nefsinize de tevâzu olması için hemen Âdem’e secde edin.
Allah (cc) Âdem (as)’ı yarattığında bütün sıfatlarıyla onda tecelli etti. Âdem (as)’a verdiği celalet sıfatı için secde etmelerini emretti.
Veya Âdem secdenin farz oluşunun sebebi olduğundan Allah, ‘Âdeme secde ediniz!’, yani ‘Âdemdeki mânâları meydana getiren ilâha secde ediniz!’ dedi. Çünkü Âdem (as), rûhânî ve cismanî âlemlerdeki bütün eşyanın bir nüshası ve bütün yaratılmışların bir fihristidir; meleklerin kemâlâta kavuşmaları için bir vesiledir. İşte bütün bunlardan ötürü Melekler Âdem'in önünde eğilmeye memur kılındılar. Tâ ki, mazhar oldukları nimetlerin şükrünü edâ etmiş olsunlar.
Bu secde Melekler için imtihan, Âdem için fazilet belirtisidir, saygı ve selâmlama secdesidir.
Bu şeref, Âdem (as)' in şahsında, insan nevine verilen en yüce şereftir, yüksek bir ikramdır. Allah, bu yeni varlığa, onu meleklerden üstün kılacak sırlar verdi; irâde, mârifet esrarı gibi.
Bu secde, meleklerin, insana baş eğip itaat etmesinin, Âdem'e bey'at etmenin sembolü olarak da görülmüştür.
İnsan, Allah’ın emriyle yeryüzüne halife tayin edildiği için, Allah meleklere, yetkileri kötüye de iyiye de kullansa insana yardımcı olmalarını emretmiştir.
Melekler secde ettiklerinde, İblis imtina etti. Âdem (as)’a yönelmedi, hatta sırtını ona çevirdi. Bu şekilde secde eden meleklere doğru dikilip kaldı. Melekler secde halinde tam yüz sene kaldılar. (Başka bir rivâyette beş yıl kaldılar.) Başlarını kaldırınca Şeytanın hala ayakta olduğunu, hiç de pişman olmadığını gördüler. Bu halin dehşetinden tekrar hemen secdeye kapandılar. Melekler bu şekilde iki secde yapmış oldular. Secdenin biri Âdem (as) içindi, diğeri Allah (cc) içindi.
Şeytan Âdem (as)’a secde etmediğinden dolayı Allah (cc) onun sıfatlarını, halini, sûretini, şeklini ve nimetlerini değiştirdi. Böylece şeytan bütün çirkinlerden daha çirkin oldu.
Meleklerin Âdem'e secdeleri ima yoluyla idi. Yani işaretti. Cafer el-Mahzumi
Hz. Âdem’in secdeye layık oluşu
1- Vasıtasız yaratılmıştır.
2- Halifelik gibi büyük bir görev için yaratılmıştır.
3- Allah (cc) Âdem (as)’ı âlem-i halk ve âlem-i mülk ve melekûtun birleşme noktası kılmıştır.
4- Allah (cc), Âdem’i en güzel biçimde, en güzel şekliyle yaratmıştır.
Cenâb-ı Hakk Hz. Âdem’e öyle değer veriyor ki, secde sadece kendine has iken, ilmine saygı, alnındaki Muhammedî nûra ihtiram için ona secde edilmesini emrediyor. Tıpkı Efendimiz (sav)’e kendi ‘Raûf-Rahîm’ isimlerini vermesi gibi. (Bu durum, büyüklere saygıyı, ehemmiyet vermeyi, kadir-kıymet bilmeyi öğretiyor.)
Bu emrin muhatabı hangi meleklerdir? Cenâb-ı Hakk bu sözü bütün meleklere söylemiştir. Ancak bazı âlimler; ‘yerdeki melekler’, bazıları da ‘İblisle beraber cinlerle savaşan melekler’ olduğunu söylemişlerdir.
Ya da cinler de melekler gibi Âdem'e secde etmekle emr olunmuşlardı. ‘Secde ettiler’ fiilindeki zamir, hem meleklere, hem de cinlere aittir.
Sert Kabuk
Âdem (as) yaratıldığı zaman ağaçlar bile secde ederler. Yalnız, şeytana uyan ceviz ağacı secde etmez. O da lânete uğrar. Acı bir meyve verir. Bu meyve faydasız bir şekildedir. Altında çocuklar bile oynamazlar.
Bir gün yetim bir çocuk ceviz ağacının altındayken, ceviz ağacı; yapraklarıyla yetimin başını okşar. Onu, salıncak gibi oynatır. Çocuk salınıp uçarken sevinir. Melekler bile buna gülerler. Allah’a yalvarıp ceviz ağacını affetmesini isterler. Allah cevizi affeder. Fakat onun secdesizliğine işâret olarak kabuğu sert kalır.
✧ Melekler Âdem'e secde etmekle emrolunduklarında ilk secdeye kapanan İsrafil (as)’dir. Cenâb-ı Hakk bundan ötürü onun alnında Kur'an yazmayı nasib etti. Dumre
✧ (Bir başka rivâyete göre)
Âdem (as)’a ilk secde eden melek Cebrail (as) olduğundan Allah (cc) ona peygamberlere vahiy indirmek ve özellikle Efendimiz’e vahiy indirmek vazifesini vererek ikramda bulundu. Sonra Mikail, sonra İsrafil, sonra Azrail ve daha sonra da diğer melekler secde ettiler.
✧ Âdem (as)’a secde edildiği zaman Cuma günü zeval vaktinden ikindi zamanına kadar idi. İbn-i Abbas
✧ Allah’ın lütfu ve keremindendir ki meleklere babamız Âdem (as)’a secde etmesini emretti, bize de kendisinden başkasına secde etmeyi yasakladı.
‘Güneşe ve aya secde etmeyin. Onları yaratan Allah (cc)’a secde edin.’ (Fussilet, 37)
Günahların ilki kibirdir. Allah'ın (cc) düşmanı İblis Âdem'e (as) secde etmekten tekebbür etti. Şeytanı isyana sevk eden en önemli kusuru kibri idi. Şeytan insanların kalplerine kibir sokarak onları da helâk etmeye çalışır. Bu tuzağa düşmemek, onun gibi rahmetten kovulmamak için, kalbimizi kibirden temizlemeli, hardal tanesi kadar dahi olsa içimizdeki kibirden kurtulmaya çalışmalıyız.
Kibir, kişinin nefsini başkalarından daha büyük görmesidir. ‘İstikbar’ ise, haksız yere kibir ve kibri büyük bir pişkinlikle istemektir. Yani kendisini bâtıl ile süsleyip aslında kendisinde olmayan bir şeyle üstünlük taslamaktır.
Bu âyet-i kerime, özellikle İblisi zikrediyorsa da, Allah'ın emir ve yasaklarına, böbürlenerek boyun eğmeyen herkesi de kapsamına almaktadır. Taberi
Bu âyet, gururlanmanın, kendini beğenmişliğin ve hasedin, bazen sahibini küfre kadar götürdüğüne işaret eder. Allah'ın emrini kayıtsız, şartsız kabul edip sırrına dalmamayı tenbihler.
Gökten inen yağmur, gül dibine yağınca gülü, diken dibine yağınca dikeni büyüttüğü gibi; bilgi, küçük adamı kibirlendirir, vasat adamı şaşırtır, büyük adamı alçak gönüllü yapar. Molla Câmi
Yol odur ki doğru vara,
Göz odur ki, Hakkı göre,
Er odur ki alçak dura,
Yüceden bakan göz değil. Yunus Emre