Sureler

Göster

Bakara Sûresi 139. Ayet

قُلْ اَتُحَاجُّونَنَا فِي اللّٰهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۚ وَلَـنَا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۚ وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَۙ

139- De ki: ‘Siz Allah(c.c.) hakkında bizimle çekişiyor musunuz? Oysa O bizim Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size. Biz O’na bütün özümüzle bağlanmışız.


Bizim de, sizin de Rabbimiz, terbiye edenimiz, besleyip büyütenimiz, rızık verenimiz olduğu halde Allah’ın dini, hükümleri, kitabı, rasûlü, kararları hakkında bizimle mi tartışıyorsunuz? Hiçbirimizin böyle birşeye hakkı, ehliyeti olmadığı halde mi?

Hiç akıl verene akıl satılır mı? Bu ne cüret, ne kendini bilmezlik, ne bedbahtlık, ne küstahlık. Her an O’na muhtaçken, herşeyin hazineleri, göklerin yerlerin kilidi O’nun elindeyken, O’nun mülkünde, O’nun verdiği imkanlarla, O’na karşı çıkmak aklın, insafın kabul edeceği bir şey değil.

Bir işçi kendi gibi her şeye muhtaç patronundan korkup uğradığı haksızlıkları bile sineye çekerken; sen ey âsi nefis, âlemlerin Rabbi hakkında çekişmeye utanmıyor musun? Sonucundan korkmuyor musun? Zayıf aklınla, mahdut ilminle kendini ne sanıyorsun?

Sana yakışan; O’nun azamet-i kibriyasına teslimiyet, uluhiyetine ubudiyet ve hulusu kalple samimiyettir. Duymaz mısın; Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor:

‘İnsanlar helâk oldu, âlimler müstesna. Âlimler de helâk oldu, ilmiyle amel edenler müstesna. Amel edenler de helâk oldu, ihlâs sahipleri müstesna. İhlâs sahiplerine gelince, onlar da pek büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar.’ (Keşfü'l-Hafa)

 

Tartışmadaki menfi enerji

İnsanın etrafını birkaç milimetrelik AURA adında bir enerji halkası çevreliyor. Ancak fotoğraflarda farkedilebilen bu halka, kavga, tartışma anında negatif enerjiye dönüşüyor. Kavga yapılan ortamlarda menfi enerji oluştuğu için bu mekanlar sıkıcı oluyor. Zikir yapılan meclisler de müsbet enerji olduğundan içinde bulunan kimselere huzur veriyor. Mübarek zatların kabirleri ve içinde çok Kur’an okunan evler de böyledir.
 

Tabut

Düne kadar aboneydin harama
Hep derdin ki ‘sözüm geçer parama’
Şimdi musallada, boşa aranma
Banka vezneleri yok tabutların
Söyle biraz avans versin putların

Tapular bıraktın valiz dolusu
Varisler şimdiden kurdular pusu
Niye getirmedin? Hayret doğrusu
Gerçi bagajları yok tabutların
Bir taksi tutardı sana putların

Ahlâk felsefesinde, çağdaşlık maşa
Üç beş fahişeyle güreştin başa
Haydi bu gece de kaçamak yaşa
Gümüş şamdanları yok tabutların
Birkaç mum getirsin söyle putların

Hep aşkta kazandın (!) verdin kumarda
‘Dolaşmalı’ derdin ‘Rakı damarda’
Biraz ayıldın mı, bu son şamarda?
Amerikan barları yok tabutların
Söyle de cintonik versin putların

Nerede şimdi beş yıldızlı oteller?
O hüzzam faslına dem vuran eller?
Nerede o rakseden incecik beller?
Dansözü şantözü yok tabutların
Zil takıp oynasın şimdi putların. C. Nûmanoğlu